Eve gidip torbayı açtığımda burnuma yoğun bir baharat kokusu çarptı. Aa, ama bu Lebkuchen kokusu! İşte dünya bu kadar küçük. Benim bayıldığım, Shrek'in nefret ettiği, Almanların Noel zamanı ortaya çıkan Lebkuchen adlı çöreğinde kullanılan baharat karışımı meğer Mardin'in Kiliçe'sinde de kullanılıyormuş! Üstelik görüntüsü de oldukça benziyor. Kiliçe de Lebkuchen gibi yassı, esmer bir çörek. Gerçi Lebkuchen hamurunda şeker yerine bal kullanıldığı için daha serttir; genellikle 10 cm çapında daire veya yıldız şeklinde olur; üstünde şeker glazürü veya çikolatadan kabuğu olur. Hepsi öyle midir bilmem ama bizim kiliçe kocaman yassı bir çörek; ancak dilimlenerek yenir. Ben bile bir haftada ancak bitiririm, o kadar büyük; kıvamı Lebkuchen kadar sert de değil. Sanırım bu yüzden, Lebkuchen hiç sevmeyen Shrek bile beğendi...
Sonra Internet'te biraz dolaştım; bu baharatlı Mardin çöreği bazı kaynaklarda Kliçe veya Kiliçe, bazı kaynaklarda ise Mevlüt Çöreği diye geçiyor. İkinci isminden anlaşılacağı üzere, genelde mevlütlerde dağıtılmak üzere hazırlanıyormuş. Ayrıca bayram günü özellikle peynir eşliğinde yenirmiş.
Sonra Ali Rıza Kardüz'ün Milliyet Pazar'da yazdığı bir yazıya rastladım, adı "Mardin'in hayat çöreği". Burada anlatılanlar çok daha hoş. Türk, Kürt, Arap, Süryani mutfağının birbirine karıştığı Mardin'de, bir Hristiyan geleneği olarak başlayıp tüm gruplarda sunulur olması, Lebkuchen baharatının Mardin'de ne işi olduğunu da açıklıyor böylece. Hayatın kutlandığı, kutsandığı törenlerde hayat çöreği kırılırmış. Gelinle damat nikahtan sonra hayat çöreklerini kırarlarmış; bu da hayatı acısıyla tatlısıyla paylaşacaklarını simgelermiş.
Shrek'e de okudum bunları, "ama sen bizimkini kestin! ne olacak şimdi?" diye dalga geçiyor benimle:)

e-mardin.com'daki Mardinin lezzet konagi adlı Cercis Murat Konağı'nın tanıtıldığı bir yazıda da şöyle anlatılıyor:
Mardin'de yüzyıllardır birlikte yaşayan etnik grupların ortak kültürlerinin bir ürünü, diğer adı hayat çöreği olan kiliçe'yi Müslümanlar, cenazelerden sonra eve başsağlığına gelenlere ikram ediyor, hayatlarını birleştirmeye karar veren Hıristiyan çiftler nikâhları kıyıldıktan sonra bu çöreği kırarak birbirlerine sunuyor, gelecekteki ortak yaşamlarını acısıyla tatlısıyla paylaşmaya yemin ediyorlar. Kız ve erkek tarafı da kiliçeleri kırıp birbirlerine ikram ederek 'iyi bir başlangıca' yaptıkları tanıklığı perçinliyorlar. Şeker, tuz, mahlep, zencefil, tarçın ve karabiber dışında daha birçok baharat içeren kiliçe, yaşamla ilgili her ortamda paylaşılan çok anlamlı bir çörek. Cercis Murat Konağı'na ilk kez gelen bütün konuklara da 'iyi başlangıçlar' adına bu çörek gelenekler uyarınca koparılarak ikram ediliyor.
Ama aynı yazıda verilen bilgiye göre bu konak Mardin'de içki bulunan iki restorandan biriymiş.(!) Yine aynı yazıda, konağı restoran olarak işleten (Mardin'e rehber olarak gidip yerleşen) hanımdan "son zamanlarda meydanlarda gördüğümüz, Türkiye'nin aydınlık yüzünü yansıtan genç ve dinamik Cumhuriyet kadınlarından" diye bahsediliyor.(!!) Şaşkınlığım genç, girişimci, belli ki aydın bir Türk kadınının bu şekilde ender bulunan bir tür gibi tasvir edilmesine...
Şimdi fark ediyorum da Lebkuchen'in başındaki Leb, leben kelimesinden geliyor, yani yaşam ya da yaşamak... Kuchen da pasta, çörek zaten! Yani "yaşam çöreği"!
Mm, erken sevinmişim, Lebkuchen'la ilgili bir sitede de adının Latince libumdan geldiği söyleniyor. Başka bir yerde de libum için "Antik Roma'da pasta kek anlamında kullanılan kelimedir. Roma'da pasta ve kekler tanrılara adak olarak sunulurdu. Zaten libum kelimesinin kökü libare'nin anlamı tanrılara sunu yapmaktır." denilmiş. Lebkuchen sitesine geri dönersek, ilk olarak ortaçağda Nürnberg'li keşişler tarafından yapıldığı söyleniyor. O zamanda şeker çok zor bulunuyor ve çok pahalı tabii, o yüzden de bal kullanılıyor. Nesillerden nesillere aktarılan tarifler bugün hala yaşıyor ama bilinen en eski yazılı tarif 16. yüzyıldan kalma ve Nürnberg Ulusal Germanik Müzesi'nde saklanıyormuş. "1 Pfd. Zucker, ½ Seidlein oder 1/8erlein Honig, 4 Loth Zimet, 1 ½ Muskatrimpf, 2 Loth Ingwer, 1 Loth Caramumlein, ½ Quentlein Pfeffer, 1 Diethäuflein Mehl – ergibt 5 Loth schwer." yani şeker, bal, tarçın, muskat, zencefil, kakule, karabiber ve un, ama verilen ölçülerin ne demek olduğunu bilmiyorum. Yeni tariflerde kişniş, rezene ve karanfil de oluyor.
Bu yazıyı İstanbul'da kiliçe alabileceğiniz bir yerin (torbanın üstündeki) bilgilerini paylaşarak bitiriyorum:
Lider 47
Mardin
Besim Usta
Peksimet - Çörek evi, Lahmacun - Lavaş - Pide Fırını
Gsm: 0532 344 92 81
Çamlık Cad. İğde Sk. No:15 B.evler YAYLA/İSTANBUL
Tel: (0212) 506 78 08
İstanbul'da Yayla diye bir semt mi var?!