Yeni yeni kendime geliyorum. Meger ne kadar kotu bir seymis. Cuma aksami Dolapdere'den Beyoglu'na cikan Omer Hayyam Caddesinin ortasinda, tam 18.40'ta, trafigin yavas yavas akmasini firsat bilen bir kara golge arabamin sag on camini tuzla buz edip yan koltukta duran cantami kaparak karanliklara karisti. Hepsi bir saniye surdu. Camin patlamayi andiran kirilma sesi ile basimi yana cevirdigimde kara golge coktan kolunu camdan iceri sokmus, cantami almisti bile. Saga cekip hemen oradaki kucucuk bir dukkan ve onundekilerin yardimiyla Gokhan'i arayip kredi kartlarimi bloke etmesini ve beni merak etmemesini soyledim. Anlayacaginiz uzere cep telefonum da cantamin icindeydi. Kredi kartlarim, nufus kagidim, surucu belgem, orduevi giris kartim, annemin emekli maasini cekmem icin bende duran Ziraat Bankasi ATM karti, ve hatirlayamadigim daha bir dolu sey. Ne olduklarini hatirlayamiyorsam niye cuzdanimda tasiyorum diye de sorulabilir tabii. Senede bir kez de olsa gerekiyorlar iste. Daha dogrusu gerekmisler ki cuzdanima koymusum. Anahtarlarim, sirket kartim, hani su kapilari acanlardan... Oglumun uc tane fotografi, biri 2 yasindayken, biri gecen sene, bir yeni cekilmis... O kara golge cep telefonumu alip icindeki telefon defterimi silip kullanima kapattirdigim kartimi sokaga atacak, cuzdanimdaki parayi alip benim icin cok daha onemli olan, bir daha bulamayacagim veya yenilerini cikartmak icin gunlerce ugrasacagim kimliklerimi, kartlarimi bir kenara ativerecek... Biliyorum, ayni sey sokakta yururken de olabilirdi, bana bir sey olabilirdi. Iyi tarafindan gormem lazim, ama biraz zamana ihtiyacim var.
Kirik camla Cuma aksam trafiginde cevredekilerin tarifiyle once yanlislikla Emniyet Mudurlugune, oradan polislerin tarifi uzerine Beyoglu karakoluna gittim. Kredi kartlarinin iptali icin bankalarin danisma hatlarinin numaralari karakolun resepsiyonunda duvarda asili. Ne kadar cok kapkac sikayeti oldugunu varin siz takmin edin. Zabit tutuldu, gorgu tespiti yapildi. Ben oradayken yakindaki bir cafede sandalyesinin kenarina astigi cantayi kaptirmis genc bir cocukla kiz arkadasi geldi. Cafenin guvenlik kamerasinda kapkacci kadinin yuzu gozuktugu icin hemen bir polisle birlikte oraya giderlerse hirsizin kimligi tespit edilir ve cantasindaki cep telefonunu ve kombine kartini geri alabilir umuduyla acele edip duruyordu. Bunun imkansizliginin farkinda olan polislerse sakinlesmesini, ekip gelmeden oraya gidemeyeceklerini soylediler, ama genc adamin heyecani pek gecmedi. Ben giderken karakolun onunde sigara icip volta atiyordu.
Ben oradayken gelen bir baska sikayetci de 30 yasinda basi kapali, pardesulu bir kadin. Elinde, bileginde siyriklar var. Abisinden sikayetci. Polisler neden yapti diye israrla sordular, o ise abisinin hep yoktan bir sebeple kendisine saldirdigini, artik dayanamadigini soyluyordu. Ustunde ne kimlik, ne canta, bir tek cep telefonu. Az sonra evden aradilar herhalde, karakolda oldugunu, bu kez vazgecmeyeceğini soyledi. Amir abinin adini, telefonunu ogrenip aradi ve karakola cagirdi.
Ah be benim cahil kizkardesim, abiyi karakola cagiri onun da ifadesini alacaklar, dosya savciya gidecek, o ciddiye alip dava acma talebiyle hakime gonderse bile sahit gosteremezsen takipsizlik verilecek; sahit varsa abin onlara da saldiracak; onlar pes etmese de dava iki yil surecek; o arada her turlu tehdite ve siddete ugrayacaksin; herkes abin hapse girerse iyice bileylenmis cikacak, seni oldurecek diye gozunu korkutacak; en acisi hakli olacaklar... AB muzakerelerine baslayabilmek icin birkac yasa uyumlu hale geldi diye hemen de nasil umutlandin sen oyle; burasi Turkiye. Surada daha gecen Mayis ayina kadar ugradigin siddet sonucunda adli tibbin verdigi is goremez raporu 10 gunden az olursa kamu davasi bile acilmiyordu. 10 gunluk rapor vermeleri icin ise illa bir yerinin kirilmasi gerekiyordu, yuzun gozun dagilmis kafana tekme yemis bile olsan en fazla1 haftalik rapor veriyorlardi. Yasa degisti ama kafa ayni kafa...
Nerden nereye, ben kapkac hikayemi anlatacaktim sadece. Hikayenin kalaninda kayda deger bir sey yok zaten. Kirik camli arabami caresiz sirketin otoparikina biraktim, bolum arabasini aldim ve anneme gittim. Anahtarlarim da cantadaydi ve annemdeki yedegi almadan evime bile giremiyordum cunku. Ayrica gecenin 10'u olmus, acliktan bayilmak uzereydim. Annem Pazar gunu ablam gelecek diye zeytinyagli yaprak dolma yapmis. Mmm, pek guzeldi dogrusu. Hayat devam ediyor...