14.6.08

Aile Dizimi II

Bugün tanık olduğum ve yaşadığım şey çok etkileyici bir deneyimdi. Aile dizimi hakkında okuduklarım ve dinlediklerim beni bu fikre hazırlamıştı ama katılmak bambaşka... Terapist danışana kısaca hayatındaki sorunu anlattırıyor ve birkaç soruyla ailesinden kimleri dizime katacağına karar veriyor. Ortadaki boş alana çağrılan ilk kişi kah danışanın annesi, kah mesleği, kah depresyonu oluyor. Onu hayatında rol oynayan diğer kişiler izliyor. O rolü kimin oynayacağına bazen terapist, bazen danışan karar veriyor. O rolü üstlenen kişiye kendini ortadaki alana bırakması söyleniyor. Bir süre sonra o alan, yaşananları başka bir düzlemde görebileceğiniz bir sahneye dönüşüyor. Birbirine sarılanlar, ağlayanlar, bağıranlar, hatta vuranlar, itenler oluyor.
Sabah 10'dan 17'ye kadar, bir saat öğlen yemeği molası, iki tane de ara olmak üzere 4 bölümden oluşan çalışmada dört dizim yapıldı. Mehmet Bey sezgileriyle hazır olanlardan seçiyor dizimi yapılacakları. Beni seçmedi. İlk ikisini izledim ve çok, ama çok ağladım. Öğleden sonraki ilk dizimde rol aldım. Karı-koca danışanın 18 yaşlarındaki manik-depresif kızıydım. Dizime katılanların kendilerini akışa bıraktıklarını ve içlerinden geldiği gibi davrandıklarını, bu sayede kollektif bilincin bir parçası olarak gerçeğe, o insanlar arasındaki dinamiklere ayna tuttuklarını okumuştum, ama oraya çıktığımda anladım ne olduğunu. Kah içimden depresyona sarılmak geldi, kah dürtüp duran maninin peşinden gitmek. Daha fazlasını anlatmak istemiyorum. Bir saatliğine o ailenin dramına ortak oldum.
Benim dizimim yapılmadığı için beklediğim çözülmeyi ve aydınlanmayı yaşamadım ama dizime katılmakla dizimin nasıl işlediğini çok daha iyi anlamış oldum. Artık daha da merakla bekliyorum zamanını. Ve sanırım başka birinin yönettiği bir dizime katılmaya cesaret edemem. Bu çok ciddi bir iş.
Birkaç alıntı:
Depresyon kişinin içindeki boşluktur. Ait hissetmeyenlerin içinde boşluk olur.
Sevgi akamıyorsa, tıkanmışsa, başınız ağrır.
Meslek babayı, para anneyi temsil eder. Meslek aracılığıyla para kazanırız. Para yaşamdır, parasız yaşanmaz. Yaşam da baba aracılığıyla anneden akar.
Babanın yokluğunu telafi etmek için kocanın baba rolünü de üstlenmesi beklenir ama nafiledir.

9 yorum:

ekmekcikız dedi ki...

Demek istediğim buydu; çok ciddi bir iş!
Gelecek sefer için kolay gelsin, iyi gelir umarım.
Sevgiler.

dory dedi ki...

evet evet, terapistin dizimini yaptığı danışan, hele de sonunda dizime katıldığında öyle büyük bir etki oluşuyor ki.. çocukluğundan beri utandığı ve kızdığı, suçladığı annesine sarılmak ya da kızını kurtarabilmek için ailedeki ölülerin arasına yatıp sen gitme ben giderim demek nasıl bir şeydir.. insan intihar bile edebilir! Mutlaka ehil kişiler yapmalı.

Butterfly dedi ki...

Tüylerim diken diken oldu okurken, sevgi akamıyorsa baş ağrısı yapar sözü düşünce gücü ile tedavi kitabındna bir cümleyi taşıdı bana, sırtınız ağrıyorsa eğer kendinize güven sorununuz var demektir, öksürük ise söylemek istediğiniz ama söyleyemediğiniz sözcüklerin içinizde birikimindne kaynaklanan bir bedensel tepkidir gibi. devamını merakla bekliyorum Dory, mutlaka yaz. sevgiler

dory dedi ki...

butterfly, yazarım elbette ama bir sonraki deneyim kimbilir ne zaman olacak... başka bir seminere daha gidip yine seçilmeme riskine karşılık Mehmet Zararsızoğlu'nun 6 seanslık teketek terapi paketi için randevu aldım. En yakın saman Ekim başı! Psikanaliz gibi yöntemlere kıyasla çok kısa bir süreç, dolayısıyla ekonomik, ama yine de şu ara bana pahalı geliyor. Neyse, Ekim'e kadar işler değişir belki, olmadı 2 gün öncesine kadar iptal edilebiliyormuş.

emre dedi ki...

Merahaba, bir önceki yazınıza da yorum yazmıştım,

Takribi 3 haftadır sindire sindire (kaldı ki bi çok yerde sindirmek mümkün olmadı) arşivinizi okuyorum, yazdıklarınızı bir an sanki gerçek değilmişte bir roman okuyormuşçasına birebir yaşayarak ve hepsini herşeyi kafamda canlandırarak heyecanla, hüzünle, sinirlenerek, nasıl olur ama ya diyerek, mutlu olarak, yok artık diyerek yukarda da ayzdığım gibi sindirerek okudum.

Önceden demiştim siz çok özelsiniz bence ve en kısa zamanda (er yada geç diye yazmak istemiyorum çünkü sizin için daha fazla geç kalınılması beni benden aldı şu 3 haftadır) Nemo'ya kavuşmanızı diliyorum ve sizin içinde sürekli dua ediyorum, hayatıma nasıl anlamlar kattığınızı şu an kelimelere dökemiyorum malesef anlamsız ve kifayetsiz kaldı tüm cümleler.

Dedim ya dualarım sizinle ve oğlunuzla ve ne yazıktır ki ne kadar çetrefilli bir hukuk sistemizin olduğu sizin yazılarınızlda bir kez daha kanıtlanmış oldu.

İyi haberlerinizi bekliyorum artık sıkı takipçinizim.

Sevgiler.

Adsız dedi ki...

bacim,
özel olmazsa bisey sorucam. su mammut'un burcu ne acaba. yaptığı hareketler, konuşmaları, paranoyaklıkları bana çok yakonımda birini andırıyor da, acaba burçtan mı kaynaklanıyor diye merak ettim :)) boyle insanlari ya idam ya sınır dışı etmek lazim.

dory dedi ki...

o bir akrep; sanırım akrebin kıskanç ve kinci yönünü çok aşırı olarak taşıyor, ama diğer akreplere haksızlık olmasın, bu normal sınırları içinde bir durum değil, psikopati!

Adsız dedi ki...

inanmıyorum :( yok kardes, butun akrepler boyle yemin ederim. benim hayatim da zindan olmus durumda suanda. cocuk var ve sirf senin yasadigin sen aldin ben aldim olaylarini yasamamak icin sikiyorum disimi. Ama ben benlikten gidiyorum tabi. birsey daha sorucam. ben hep erkeklerin bazi genel ozellikleri oldugunu (tembellik, bencillik gibi) ve hani baskasiyla da beraber olsan cok da bisey degismeyecegini dusunmeye basladim. Sence fark oluyor mu gercekten?

dory dedi ki...

isimsiz, ha biri ha öteki kesinlikle değil... ama bir sonraki daha beter de çıkabilir! ayrılıp ayrılmamaya daha iyi bir eş umuduyla değil de nasıl bir hayat istediğine göre karar verirsen iyi olur.
yoksa benimle dalga geçiyorsun da ben ciddiye mi alıyorum?