27.11.06

Kanapede 38. Saat

Cumartesi sabahi Shrek erkenden Antalya'ya uctu, ben epey sonra kalktim. Biraz onun evini toparladiktan sonra benimkine gectim. Biraz da orayi toplayip bir dus aldim, Badem'le (artik blogumu o da okuyor, umarim bu isme kizmaz, ama aklima ilk bu geldi) bulusmak üzere evden ciktim. Giyinirken biraz belim agrimaya basladi, karnimi icime cekerken zorlanmaya basladim. Planimiz, oglunu biraktigi kursa yakin bir yerde cay icip sohbet etmekti. Benim gibi biraz asosyal insanlarin evden cikmak icin rutinlere ihtiyaci var sanirim. Mesela Badem'in oglunu her Cumartesi bu kursa götürüyor olmasi, ve cogu kez 1,5 saat sonra onu kurstan alana kadarki zamanini benimle gecirebilecek olmasi, onun baska isi yoksa müsait iyim diye beni aramasi veya ben bossam onu aramam ve bulusmamiz neredeyse bir rutin program haline geldi. Bunu her hafta yaptigimizdan degil, her firsat oldugunda aklimiza geldiginden. Iyi de oluyor.
Bu bulustugumuzda da hayatlarimizdan konustuk her zamanki gibi. Ona celiskilerimden bahsettim; bir yanım yün oyuncaklar örüp kurabiye evler yapmak istiyor; diger yanim böyle uyduruk seylerle ugrasma, ciddi seyler yap diyor, bunlar mutlu ailesi olan kadinlara yakisir, üstelik senin oglun büyüdü artik, sen kacirdin o yillarini diyor. Bu kadar da değil, o öbür yan, senin blog okumak yerine isinle ilgili kitaplar okuyup kendini gelistirmen lazim da diyor. Badem'in analizine göre bu konusan annemin sesiymis, cocukken ben arkadaslarimla bahcede oynamak isterken bana piano calisman lazim diyen annemin sesi, ve onu üzecegini bildigim esas isteklerimi bastirmanin yarattigi sucluluk duygusu. Ayrica benim cizgim kuvvetlidir, ama hicbir zaman kendime yeterince güvenmedim. Lisede herkes benim Güzel Sanatlar'a gidecegimi zannederdi, onu yakistirirdi, ben gitim mühendislik okudum; peki yaptim mi, hayir. Ama o zamandan beri elime resim defteri de almadim. Arada dayanamayip toplantilarda karsimda oturan birilerini karaliyorum bloknotun kösesine, kisa zamanda karalanmis, iyi olmasi gerekmeyecek, beklenmeyecek ciziktirmeler. Badem diyor ki, kullanilmayan yetenek hasta edermis, ya da bunun gibibir sey. Once git, doyana kadarörgü oyuncak ve kurabiye ev yap, sonra resim yapmanin da sirasi gelecek. Blog dünyasina cok yabanci oldugu icin ona Illustration Friday'den, childrenillustrators'da bahsettim. Sonra ayrildik. Lezzo cagirmisti, ona gittim. Bu arada belimin agrisi iyice artti, ayakta duramaz oldum. Onun da bir arkadasi ve minik kizi gelmis, gitmek üzereydiler. Belime yastik destegiyle kanapeye yerlestim, kirmizi sarap icip Friends dizisinin birkac bölümünü seyrettik. Hep duyardim ama hic seyretmediydim; Lezzo ise tekrar tekrar seyrediyormus. Eglenceli, ama tam da ayni gün Badem'le "artik o jenerasyona ait olmadigimizi idrak etmenin zamani geldi" diye konustugumuz bir döneme dair bir dizi. 25-26 yaslarinda, yasamlarinin basinda. Hos biz artik 33-35 yaslarindakilerle bile yabancilastik, artik o yas grubuyla arkadas olamiyoruz diye konusmustuk. Neyse, yine de hos dizi.
Pazar sabahi uyandigimda yataktan kalkamadim. Belimde bir simsek cakti. 10 dk ugrasip ayaklarimi asagi sarkittiktan ve oturur pozisyona gectikten sonra bir 10 dk da ayaga kalkmaya ugrastim. Sonunda kalktim ama bu kez de yürüyemiyorum. Güc bela zorunlu ihtiyaclari giderdikten sonra salondaki kanapeye yerlestim. Yanima dergi, kitap, su, elma, mandalina aldim. Bilgisayarım uzakta kaldi. Pazartesi aksami oldu, ben hala ayni durumdayim. Tek farki bir kalktigimda bilgisayarimi kanapeye almis olmam. Simdi yattigim yerde kucagimda yazabiliyorumbunlari. Dün kalktigimda kendime tost yaptiydim, bugün canim baska bir sey istedi. Mutfak dolaplarinin ve buzdolabinin egilmeden veya uzanmadan erisilecek raflarinda konserve haslanmis fasulye, ton baligi, misir, domates suyu ve ince bulgur buldum. Kettle'da su isitip bulguru sisirdim, hepsini karistirdim. Bu yoklukta lezzetli bile geldi. Abur cubur yemeyeyim diye yanima bir sey almadan kanapeye döndüm ama simdi pismanim. Moviemax'taki bütün filmleri seyrettim bu arada. Shrek yarin öglen dönecek Antalya'dan. Muayene edince anlasilirmis bel fitigi mi yoksa kas tutulmasi mi oldugu. MR bir ilk basladiginda , birde 1 hafta sonra cekilirmis, simdi anlami yokmus, ödem olurmus. Bunun bir anlami olmali. Louise Hay'in Düşünce Gücüyle Tedavi - 2 kitabina baktim; herbir omurga icin baska bir "olasi neden" ve yerine koymak icin "yeni düsünce bicimi" vermis. Kacinci bel omurgamda sorun oldugunu bilmiyorum ama cogu da uyuyor gibi.
1-L : Sevgi acligi ve yalniz kalma istegi. Güvensizlik.
"Evrende güvendeyim ve yaşam beni seviyor ve destekliyor."
2-L : Cocukluk döneminin acilarina takilip kalmak. Cikis yolunu görememek.
"Ebeveynimin kisitlamalarinin ötesinde büyüyorum ve kendim icin yasiyorum. Artik sira bende."
3-L : Cinsel taciz. Suçluluk. Kendinden nefret etme.
"Gecmisi birakiyorum. Kendimi ve güzel cinselliğimi kutsuyorum. Güvendeyim. Seviliyorum."
4-L : Cinselliğin yadsinmasi. Parasal güvensizlik. Kariyer korkusu. Kendini güçsüz hissetmek.
"Kendimi oldugum gibi seviyorum. Kendi gücümün farkindayim. Her düzeyde güvendeyim."
5-L : Güvensizlik. Iletisim güclügü. Ofke. Zevkleri ve hazlari kabul etme güclügü.
"Yasamin tadini cikarmayi hak ediyorum. Istediklerimi kolayca istiyorum ve yasami zevkle ve neseyle kabul ediyorum."
2 ve 3 olma ihtimali daha düsük gibi; en cok 1'le 5'e benziyor.
Belki de sadece elimdekilere sükretmem icin bir mesajdir.
Ya da herkesin kendi hayatindan sorumlu oldugunu, kendi basinin caresine bakmasi gerektigini, baskasina yaslanmamasi gerektigini idrak etmem icindir.
Belki sadece bedenine iyi bak, zayifla, spor yap diyor bana icimdeki ben.
Aciktim. Of, ben simdi nasil kalkacagim?

8 yorum:

Adsız dedi ki...

gecmis olsun, umarim shrek dondugunde sana gostermesi gereken ilgi ve alakayi gosterir.
yaninda birilerinin olmamasina gercekten uzuldum.
sikma canini her sey gececek.

azna dedi ki...

Geçmiş olsun, umarım çabuk iyileşirsin...

okyanus dedi ki...

Yanliz degilsin, duygularini paylasanlar var. icten bir kucaklamanmanin yerini tutmuyor elbette.Bir kizkardes olarak ancak
burdan seni kucakladigimi ve bire bir olmasada hissettiklerini paylastigimi ifade etmek istiyorum.
Elektrikli battaniye veya su İngiltere Boots'ta satilan elektrikli yastiklar bu rahatsizliklara iyi geliyor.Kisa zamanda iyilesmeni dilerim.

enne dedi ki...

Geçmiş olsun.

celerone dedi ki...

Çok geçmiş olsun. Derler ya, sen yoksan ne iş ne aşk ne sevdiklerin var. Önce sen kalabilmek lazım.

Sevgiler,

cakiltasi dedi ki...

Geçmiş olsun dory. O kitabı ben de okudum, insan hayret ediyor hastalıkları nasıl çağırdığımıza. Tabii bunu bilmek neyimize yarıyor o da ayrı. Kendine dikkat et, hemen ayağa kalk. Kurabiye pek mümkün görünmese de bu süreyi yeni oyuncaklar örerek de değerlendirebilirsin tabii :)

dory dedi ki...

tesekkürler:) gercekten de önce saglam kalmak lazim.

bkaya dedi ki...

geçmiş olsun. moralini yüksek tut. en iyi ilaç moral.