13 gün oldu. Bu akşam tartıda, 26.04 Çarşamba, yani diyete başladığım günün sabahına göre 3,4 kg daha hafif çıktım:) E insan gaza geliyor tabii... Yeğenim de baktı ben bu kez pek azimli gidiyorum, neler yiyorum, nasıl o da kilo verebilir diye sordu. Ben de mail atıp anlattım, ama o kadar yazmışken copy/paste ile buraya da koyayım bari dedim.
"Diyetlerin aslında kişiye özel olması çok önemli. Mesela ben her sabah işyerinde kepekli ekmekten bir tost yediğim için öğlen ve akşam yemeklerinde 1'er dilim kepekli ekmek yiyorum. Gün içinde bir light meyvalı yoğurt hakkım var, ben onu eve gelince, akşam yemeği öncesi yerim de sen onu sabah kahvaltısı olarak kullanabilirsin vs.
Benim kendime yaptığım liste şöyle :
Sabah : kepekli ekmekten 1 adet tost
Öğlen : salata (istediğin kadar yeşillik+ renkli olarak sadece domates (havuç, mısır yok) + limon, 1 çorba kaşığı zeytinyağ)
160 gr diyet ton veya 2 haşlanmış yumurta veya 60 gr light beyaz peynir veya 100 gr haşlanmış göğüs tavuk
1 dilim kepekli ekmek
salata imkanın olmadığı günler, mesela dışarıdaysan
1 simit + ayran veya 1 hamburger+ayran veya 5 köfte+ 1 ayran + 1 dilim kep.ekmek de olabilir.
Akşamüstü : 2 adet kepekli diyet kurabiye (aldığında minik naylon poşetlere ikişer ikişer bölüm ağızlarını zımbala ve hergün bir paketi yanına al)
Akşam : salata (öğlenki dediklerim geçerli)
3 servis kaşığı sebze yemeği (1 kg sebzeye 1 çorba kaşığı zeytinyağ ile pişmiş, istediğin kadar soğan-domates eklenmiş, fasulye, kabak, pırasa, ıspanak, semizotu, lahana vs.)
1 dilim kepekli ekmek
veya salata + 2 servis kaşığı sebze yemeği + 1 servis kaşığı yoğurt + 1 dilim kep.ekmek
veya salata + 1 servis kaşığı sebze yemeği + 100 gr tavuk + 1 dilim kep.ekmek
Gece : 1 elma veya 1 portakal veya 1 kivi veya 150 gr çilek
Gün içinde 3 lt su (çok zor, biliyorum) + 3 poşet Doğa PhytoSlim çay iç.
1 adet light yoğurt hakkın var, ister sade ister meyvalı, yemek zorunda da değilsin, dayanamazsan veya çok istersen ye.
Aralarda istediğin kadar salatalık, domates serbest. İşe yanında salatalık götür.
Zaten akşamüstü için de 2'li pakette diyet kurabiyen olacak.
Bu iş "ya hep ya hiç"le oluyor. Canım çeken şeyler var ama bir dilim kek ya da bir dilim pasta nasıl olsa kesmeyecek ve de değmeyecek, benim canım 1 bütün cheesecake'i ısırarak yemek istiyor, onu da yapamayacağıma göre bozduğuma değmez deyip geçiştiriyorum."
Ya, işte böyle... Salata hazırlamaya üşenmeyince oluyormuş demek ki:) Kaldı 11 kg. "Aa hiç 40 yaşında göstermiyorsunuz" diyenler de çoğaldı, keyfim yerine geldi.
Cumartesi sabahı spora gitme düşüncesiyle uyandım, ama sonra kurtlar gibi acıkacağımı ve irademin zayıflayacağını düşünerek vaz geçtim. Onun yerine markete gidip gazete aldım, dönüp kendime domates-salatalık-light beyaz peynirden oluşan bir salata yaptım, 1 dilim kepekli ekmeğimi kızarttım ve gazetemin üstünde kahvaltı keyfine başladım. Ara ara yaptığım gibi ev ilanlarını da tararken gözüme bir ilan çarptı. Tam istediğim yerde, tam istediğim özelliklerde, kredi kullanarak erişilebilecek bedelde bir satılık daire ilanı vardı. Hemen aradım, randevulaştım, baktım ve işte bu:) dedim. Shrek şehirdışında olduğu için emlakçı ile ertesi güne onunla beraber bakmak üzere yeniden anlaştım ama bu arada ilk opsiyonda olma sözü de aldım tabii. Pazar günü Shrek de beğendi, bugün krediyi ayarladım, evsahibiyle buluşup kaporo verdim. Herşey ışık hızıyla oluyor sanki. Hayırlısı olsun, hayırlıysa olsun ama bu kadar rast gittiğine göre hayırlı olacak galiba. İçim içime sığmıyor dünden beri, midemde kelebekler uçuşuyor... Hiç param kalmayacak ve epey borca gireceğim ama olsun (hafifliyorum başlığı bu konuya da uydu:)
Ama bu kadar keyfin arkası gelecekti tabii. Bu Pazar Mammut yine kapıya dayandı (yani Shrek'in kapısına). Evde yalnızdım ve açmadım elbette. Komşular da konudan haberdar artık, biraz tartıştıktan sonra çekip gitmesini sağladılar. 10 dk sonra telefon etti. Klasik saçmalıklardan sonra mahkemeye uzlaşarak gitmemizi önerdi. Ben koşullarını sorunca söylediklerine gelince, Nemo onun yanında kalacakmış, İstanbul'a gelirlermiş ama okul parasını ben ödermişim, haftasonlarında tek başıma veya annemle görebilirmişim, başka bir erkekle birlikteyken yanımda kalamazmış, evlenmem fark etmezmiş, istediği çocuğa sadece kendinin model olmasıymış. Aynı kabul edilemez koşulları yeni birşey öneriyormuş gibi ısıtıp ısıtıp önüme koymuyor mu deliriyorum. Gerçi yine çok sakin konuştum, ciddi ciddi dinledim. Sonunda o "sen hele bir düşün, çok ani oldu" deyip kapattı. Hoş, kabul edecek olsam bu kadarına bile uyacağına inanmıyorum. En çok 1-2 celse sonra karar çıkacak tabii, babaya en fazla haftasonu bir gün veya iki haftada bir gece kalmalı alma hakkı tanıyacaklar. Bu kadar dayandıktan sonra gidip mahkemeye bu koşulları kabul ettiğimi söyleyemem zaten. Yarınki duruşmada karşılaşacağız belli ki...
Bu sabah işe yetişme telaşıyla görmemişim, şirkette söylediler, arabamın sol yanı boydan boya çizilmiş, kasıtlı olduğu aşikar dediler. O zaman anladım, örnek baba hırsını arabamdan almış demek ki...