3.10.13

Güneşi Beklerken

Ben bu diziye niye takıldım?... Ben ki, aylarca televizyonu açmadığım olmuştur. Açtığımda da, genelde, başından yakalayamasam bile sinema filmi izlerim. Tam izlediğim de söylenemez, çünkü ya kucağımda laptop, ya elimde örgü, ya ayıklanacak fasulye, bezelye vs. Televizyon benim için aklımı vermeden bir şey yapacağım zaman fonda duran bir şey, genellikle. Ama gittim bu diziye takıldım!
Gerçi dizinin ilk bölümüne, Nemo'yla anne-oğul başbaşa yaz tatiline giderken gece otobüste rastladım. Diğer kanallar parazitliydi, oyalanmak için seyrettim. Yoksa evde rastlasam kanalı değiştirirdim muhtemelen.
Ama döndükten sonra proaktif bir şekilde, hangi kanaldaydı, hangi gün, saat kaçta diye bakıp buldum, oturup seyrettim; kaçırdıysam tekrar verdikleri zaman seyrettim; o da olmadıysa internete yüklediklerinde seyrettim.
Tam bir gençlik dizisi. Lise öğrencisi bir kızla annesi, İstanbul'a gelip annenin lise müdürü olan eski bir arkadaşının yanında kalıyorlar. Kız da o özel liseye gidiyor. Anne gençliğinde sevgilisinden hamile kalmış, ama bu müdire arkadaş yüzünden babanın bu hamilelikten haberi olmamış, adam gidip başkasıyla evlenmiş, kadın da kızını bu yaşına kadar, mahalleden bir başka adamın kızı olduğuna, o adamın da gemi kazasında öldüğüne inandırmış. Kızın gerçek babası İstanbul'daki okulda spor hocası, kızı olduğunu bilmediği, ama gençlik sevgilisinin kızı olduğunu sonradan öğrendiği esas kız koşucu olduğu için kızın antrenörlüğünü yapmaya başlıyor. Bu arada, okulda gençler arasında da aşk, dostluk, entrika temalı paralel hikayeler var. Esas kızla lisenin sahibinin oğlu arasında önce nefret, sonra aşk; bu çocuk ve onun en yakın arkadaşı iyi çocukla esas kız arasında önce arkadaşlık, sonra aşk, ama tam da değil, gibi durumlar var. Ayrıca hocanın karısı ve kızının da hikayeleri var. Kızı da aynı okulda, esas kızdan nefret ediyor, üstelik gerçeği öğreniyor, esas kıza aşık olan çocuğa aşık, falan filan...
Tamam evlilik dışı çocuk sahibi kadın motifi tanıdık gelebilir, ama hikayenin bizimkiyle hiç alakası yok. O yüzden olsa olsa bilinçaltım "ah keşke ben de hamileyken ayrıldığımızla kalsaydım, geri gelmesini kabul etmeseydim, kendi nüfusuma kaydettirseydim" diyor olabilir. Yani diziye takılma nedenim bu değil.
Kızın annesinin tipini biraz kendime benzetiyorum, ama saçları dışında bir benzerlik yok. Biraz kilolu görünüyor ama o da D cup giydiği (yani hiç benzemiyoruz) ve diğer kadınlar sıska olduğu için; yoksa kilosunda bir şey yok. Çok zorlarsam, göreceli olarak çevresindeki kadınlardan ağır görünüyor olmayı ortak yön olarak alabiliriz belki.
Bir başka tahminime göre de, gençlerin bulunduğu yaşa, yolun başında olmaya içten içe gıpta ediyor olabilirim...
Bilmiyorum.


4 yorum:

Çocuk gibi dedi ki...

Sadece öylesine sevmiş olamaz mısın :)

Insan Yavrusu dedi ki...

Bu diziyi pek izlemedim. ama bi bakayım :=)

fatma dedi ki...

En son marttaki yazınızdan beri okumamıştım:(( Aklıma da geliyordunuz, ne yapıyorlar? Bu zorlu süreci nasıl geçiriyorlar? diye. Yüreğimin bir tarafı üzgün ve endişeli olarak. Ama en azından umut hala var. Bunu okumak hoşuma gitti.
Sevgili Dory, herkes bu hayatı bir şekilde yaşıyor. ve malesef hep iyi olmasını istesek de hayat bütün zıtlıklarıyla ve dertleriyle var. Yaşadıklarınız size özel ve siz mücadele edebiliyorsunuz. Sizin bu azminine hayranım ve dualarım sizinle. Bir gün mutlaka mutlu haberi yazacaksınız biz de okuyacağız.

tontontombo dedi ki...

DORY NERELERDESİN? MERAK ETTİM