30.11.08

Ekler Deneyleri

Kasım ayı bu sene 5 haftasonu çekiyor; bu da 5.haftasonu. Tedbir kararı her ayın 1. ve 3. haftasonlarında görüşme hakkı tanıdığı için haftaaşırı Erdek ritmi bozuldu. Cuma günü öğlen saat 13 gibi Mammut aramış, öğle yemeğine yemekhaneye indiğim cep telefonumu indirmediğim için yerime dönünce gördüm. Aklımdan herşeye rağmen önce Nemo'yu İstanbul'a getirdi de gel al mı diyecek acaba diye geçti. Aradım, beni aramışsın dedim. "Evet Dory, ama sen benden başka herkesi arıyorsun, bunlar yerine benimle konuşsan çok daha fazla yol alırdın" dedi. "Seninle çok konuştuk, bir şey değişmedi"- "Doktorları şikayet etmişsin, müdüre mektup yazmışsın, bunların Nemo'ya faydası olacağını mı zannediyorsun? " - "Bilemem, ama sen müdüre kim bilir neler anlattın ki o yazıyı verdi, ben de doğrusunu anlatmalıyım ki gerçekleri bilsin." - "Ben hiçbir zaman annesi Nemo'yu göremez demedim." - "Ne dediğin değil nasıl davrandığın önemli" ... Bundan sonra söylediklerini tam hatırlayamıyorum, sesi yükseldiği için ben de sesimi yükselttim, hemen sonra yan odalardan duyulacağını fark edip "iş yerindeyim, seninle daha fazla konuşamam" dedim. "İşin senin için Nemo'dan daha önemli demek" filan gibi bir şey diyordu ki "Hoşçakal" deyip kapattım. Ama belli ki müdüre yazdığım cevap etkisini göstermiş.

Yarım saat sonra Erdek'teki icra memuru telefonumu çaldırdı; geri aradım hemen. Babaanne 3 günlük faranjit raporu bırakmış! Tedbir kararını mı okumadılar, yoksa benimle dalga mı geçiyor, sen istediğin kadar doktorları şikayet et, bak ben nasıl rapor alırım mı diyor bilmiyorum.

Haftasonu evde, çoğunlukla mutfakta, kalan zamanda internette pasta ve süsleme araştırması yaparak geçti. Haftaya alabilirsem diye Nemo'nun doğumgünü pastası için fikir arıyorum hala. Bu arada da bir sürü denemek istediğim fikirle karşılaşıyorum tabii. Mesela ekler...

Shrek'in en sevdiği şeylerden biridir ekler. Pelit'in muzlu ekpasına bayılır. Ben de arasıra tariflerine rastlar, bir gün denemeliyim diye düşünürdüm, ama hiç kalkışmamıştım. Araştırmalarım sonucunda gördüm ki, hamurun hazırlanması herkes tarafından aynı şekilde tarif ediliyor, pişirme içinse birbirine zıt pekçok yöntem önerilmiş. İlk yaptığım partiyi küçük fırında pişirdiğim için üç tepsi tuttu, ikinci partiyi büyük fırında pişirdim, o da iki tepsi, tahmin edersiniz ki her birinde ayrı bir pişirme yöntemini denedim:)


Hamuru gerçekten de kolaymış. 250 ml su ile 90 gr tereyağ küçük bir tencerede kaynattım. Önceden elediğim 1 cup un, 2 tatlı kaşığı toz şeker ve yarım çay kaşığı tuzu birden içine katıp iyice karıştırdım; karıştıra karıştıra 2-3 dk daha ateşte tuttum. Ateşten alıp mikserle çırparak birkaç dakika soğuttuktan sonra teker teker dört yumurtayı içine kırıp karıştırdım (ilk partide el blenderi ile, ikinci partide mikserle). Yağlanmış yağlı kağıt veya silpat üstünde krema sıkacağıyla parmaklar, iki tatlı kaşığıyla cevizler yaptım. Bir tepsinin üstüne elimle 1-2 kaşık suyla hafif çırpılmış yumurta sarısı sürdüm, diğer tepsilerin üstünü ıslattığım parmaklarımla düzelttim.

Pişirme deneyleri ise şöyle:

1. tepsi: 220 dereceye ısıtılmış fırında 30 dk (bu partinin altları biraz yandı)

2. tepsi: 200 dereceye ısıtılmış fırında 20 dk, ısıyı 150 dereceye düşürüp 25 dk, fırını kapatıp kapağını açmadan 10 dk

3. tepsi (diğerlerinin pişmesini beklerken buzdolabına koymuştum): 200 dereceye ısıtılmış fırında 20 dk, ısıyı 150 dereceye düşürüp 20 dk, fırını kapatıp kapağını açmadan 15 dk

4. tepsi: 220 derecede 10 dk, 180 dereceye düşürüp aralık fırında 20 dk (ön kısımdakiler tamamen söndü)

5. tepsi: 180 derecede 20 dk, fırını kapatıp kapağını açmadan 10 dk

Sonuç: 2., 3. ve 5. tepsidekiler mükemmel kabarmakla birlikte 2. ve 3. daha yumuşak, 5. daha kıtır oldu.

Uzun olanları ikiye yarıp pastacı kreması ve muz koydum, üstlerine pudra şekeri serptim; top şeklinde olanların içine pastacı kremasını ince uçlu krema pompasıyla doldurdum. Geçen bayramdan kalan madlen çikolatalar da işe yaradı. Bitterlerin bir kısmını az tereyağı ile benmaride erittim, topları içine batırdım. Ben bu işi sevdim. Süzmebal da sevdi; Shrek bayıldı. Zaten hepsini bitirdiğimiz için ikinci partiyi (4. ve 5. tepsileri) Pazar akşamı yaptım, yarın işe götürüp iş arkadaşlarına hava atacak galiba:))

6 yorum:

Benim Hayatim dedi ki...

Bir insan neasıl bu kadar kötü olabilir anlayamıyorum. Sonuçta arada kalıp üzülen kendi çocuğu. Ne desem bir şey ifade etmeyecek biliyorum. Yanlızca sabır biraz daha sabır.

Ekmekcikız dedi ki...

Bu pişirme denemelerinden anladığım o ki, 2. ısı ve süreyi tercih edeceğiz.
:-)

Butterfly dedi ki...

senin bu gücüne ve bakış açına hayranım! Mamut ne yaparsa yapsın uzun vadede Nemo annesini anlayabilecke bir sağduya sahip olacak ve kesinlikle görmesi gerekenleri görecektir, tabi bu arada yaşanılan sıkıntılar ne olacak dersen onlarda hayatın getirileri diyip kabul ettiklerimiz olsun, yaşam öğretilerimiz olsun.Yüzlerce insan var benzer şeyler yaşayan bunu hiç unutma. Senin güvün kimbilir kaç kişiye daha ışık oluyordur eminim.İnanıyorum ki herşey istediğin gibi sonuçlanacak bir gün.
sevgiler

dory dedi ki...

teşekkürler benim hayatım, sizin yorumlarınız bana her zaman çok şey ifade ediyor.

ekmekçi kız, ben bir dahaki seferlerde 5.ciyi tercih edeceğim sanırım, hem en kısası, hem de buzdolabında zaten yumuşuyorlar.

butterfly, biliyor musun, aslında Mammut'un çok haklı olduğu bir konu var, ben mahkeme kapılarında dolaşırken çocuk büyüdü bile... bu saatten sonra sonuç benim istediğim gibi olsa ne yazar bilemiyorum. Geçenlerde bir arkadaş, biriktirdiğim bu bilgileri yazmamı (blogdan haberi yok), başka insanlara yol göstereceğini söyledi. Ben de, doğru ama olsa olsa bu yola hiç girmemeye karar vermelerine yarar dedim.

Adsız dedi ki...

Sevgili Dory,

Ülkemizin adalet sisteminin ne kadar yavaş işlediği senin davalarında bir kez daha aşikar!
Adalet duygusu incinen o kadar çok insan var ki...

Ama yılmaman güzel. Herşeye rağmen oğlun için vazgeçmiyorsun ve oğlun büyümüş olsa da bunu bilmek bile oğlunun içindeki bir yerleri tamir edecektir.Nice aranmayan, vazgeçilen çocuğun olduğu dünyamızda senin sevgini yüreğinde hissettiğine eminim:)

Gerçi seni okudukça illegal yollara sapma arzum kabardıkça kabarıyor! Mammutu bir güzel benzetmek lazım aslında. Onun bu dilden anladığını düşünüyorum ama sen boşver beni. Sadece kızgınlığımı belirtmek istemiştim.

Allah sana sabır ve güç versin. Kısa zamanda oğlunla ayrılmamak üzere kavuşmayı nasip etsin...

fatma

zencefil dedi ki...

Sitenize ilk kez girdim ve bu mübarek gece sizin için çok üzüldüm. İnşallah en yakın zamanda istediğiniz gibi sonuçlanır.
Sevgiler,
Funda