10.5.08

Denemeler - Rösti ve Çilekli Cheesecake

Anneler günü yazısı yazamayacağım, kusura bakmayın; onun yerine, hazır Strasbourg'dan yeni dönmüşken, ben size hafif bir gezi-yemek yazısı yazayım.


Strasbourg, Fransa'nın Almanya-İsviçre sınırında bir şehir. Avrupa Parlamentosu, İnsan Hakları Mahkemesi, Avrupa Konseyi olmasa, üye ülkelerin daimi temsilcilikleri olmasa, üstüne üstlük üç tane de üniversitesi olmasa silik bir şehir olarak kalırdı muhtemelen. Yine de Fransa'da olduğuna bakmayın, tarih boyunca bir Almanya, bir Fransa sınırları içinde kalmış. Shrek "bunlar Alman" deyip durdu, onlar da kendilerine Fransız'dan çok "Alzaslı" diyor zaten. Çok kapalı bir toplum, yabancılarla hiç dostluk kurmuyorlarmış, hatta sürekli kendi aralarında evlenmekten özürlü oranı çok yüksekmiş.

Bu coğrafi özellikleri yüzünden Strasbourg'da, biraz güneyindeki Colmar'da, gittiğimiz şarap üreticisi köylerde, Almanya sınırını geçer geçmez rastladığımız Offenburg'da, İsviçre'ye geçtiğimizde gittiğimiz Basel'da, birşeyler yemek üzere oturduğumuz her yerde hep aynı menü çıktı karşımıza. Fransa'da tart flambé olan Almanya'da Flammenkuchen'a dönüştü, İsviçre'nin Rösti'si adı bile değişmeden her gittiğimiz yerde karşımıza çıktı. Gerçi ben aynı şeyin farklı versionlarını denemekten mutlu oldum; tek bir çeşidini yeseydik onu belleyecektik. Oysa şimdi kıyaslayabiliyorum, şuranın röstisi daha iyiydi filan diyebiliyorum.

İşte aşağıda tart flambé ya da Flammenkuchen. Bunu gören Shrek "bu da buranın bazlaması" dedi ama aslında çok ince ve üstü az malzemeli bir pizza demek daha doğru olur. Anlayacağınız gibi benim karbonhidrat kısıtlama rejimi seyahatte bozuldu. Tart flambé heryerde aynı yapılıyor aslında, demin yazdıklarım geçerli değil.



Rösti diye karşımıza çıkanların ortak özelliği rende patatesle yapılmış olmalarıydı, ama birbirlerinden oldukça farklıydılar. En beğendiğim Colmar'da yediğimiz oldu. Rende patates, krema ve peynirle karıştırılıp üzerine sosis konarak fırınlanıp gratine edilmiş. Aşağıda fotoğrafını görebilirsiniz; hemen altında da geçen akşam yaptığım tavuklu versiyonu var. Tabii ben dönünce yine rejime başladığım için benimki sade tavuk, Shrek ve o akşam yemeğe gelen arkadaşı için tavuklu rösti.
Nasıl yaptığıma gelince, üç iri patatesi kibrit çöpü şeklinde doğrayıp biraz suda beklettim. Sıkıp kurulayıp teflon tavada az yağla biraz pişirdim. Krema ve kaşar peyniri rendesi, tabii biraz tuz-biber (ben kara-kırmızı-beyazbiber karışımı kullanıyorum), doğru güveç kaplarına.. Bir yandan kuşbaşı tavuğu kızarttım (bu rejimde yağdan korkmuyorum ya, herşey daha bir lezzetli oluyor, ama hem benim rejim yemeğimden, hem de yanında makarna/pilav/patates/ekmek cinsi bir şey yiyen Shrek 2 kilo aldı:)). Başından tuzunu koydum, sarmısak ve soğan da doğrayıp ekledim, kendime tek başına, onlara patatesin üstüne olmak üzere güveç kaplarına paylaştırdım. Üstüne biraz daha kaşar rendesiyle 5-10 dk fırınlamak yetti.

Bir diğer mutfak macerası da bu haftasonu yaşandı. Süzmebal tatlı/pasta çok seviyor ya -Shrek "sen alıştırdın" diyor- haftasonu geldiğinde tatlı bir şey yapıyorum. Her ne kadar Shrek "al bir pastaban, arasına hazır puding ve çilek, işte tamam, uğraşma" diyorsa da hazır vaktim varken niye uğraşmayayım, benim için de eğlence...
Bu kez cheesecake yapayım dedim, daha önce denediğim bir tarif olmayınca biraz internet karıştırdım, baktım evdeki 500 gr krempeynirle yapabilirim, tabanı için Burçak ve tereyağ, 2 yumurta, bir paket vanilya, 25-30 gr un da ekledim mi bu iş tamam... ama tariflerde krem peynire ek olarak krema da konuluyor, halbuki ben evdeki son kremayı röstiye kullandım. Ben de onun yerine bir paket kremşanti ekledim. Kremşanti kremadan tatlı olduğuna göre iekeri 1 kap değil, daha az koymalıyım diye düşündüm ama sonra boşverdim. Bisküvi tozuyla erimiş tereyağını karıştırıp bastırarak taban yaptım, üstüne kremanın yarısını döktüm, yarımkestiğim çilekleri üstüne koydum, battılar. Aslında o anda bir terslik olduğuna uyanmalıydım. Neyse, üstünde durmadım, kremanın kalan yarısını da üstüne döktüm ve 180 derece fırına koydum. Saate bakmayı da unuttum. Üstü kızarıp ortası hafif sıvıyken de fırını kapattım. Hatta ani soğuyunca çatladığını okuduğum için fırın kapağına tahta kaşık sıkıştırıp kapak aralık şekilde fırının içinde soğuttum.
Her zamanki gibi Süzmebal akşam yemeğinin bir kısmını tabakta bırakıp "tatlıya yer ayırayım" dediğinde, en az 6 saat buzdolabında kalması gerektiğini söyledim; yani gece 3'te hazır olacaktı. İki saat sonra da streç filmle sarıp buzdolabına kaldırdım.
Sabah kalkar kalmaz ilk sözü babasına "3'te hazır olacak olan pasta hazır mı?" diye sormak olmuş:) Ben de hemen buzdolabından çıkardım, streçfilmini açtım, kelepçeyi ve kenarına döşediğim yağlıkağıdı söktüm, ve bir dilim kestim, kahvaltıdan önce tadımlık... Ve aşağıdaki görüntü ortaya çıktı, içi akıp tabağa yayıldı. Ben de "iyi bir aşçı lezzeti iyi olan herşeyi kurtarabilmeli, yeniden sunulabilir hale getirmelidir" gibi birşeyler söyleyip daha çukur kaplara paylaştırdım.
Söylediklerine göre tadı güzelmiş. Süzmebal kahvaltıdan önceki minik parçayla kalmayıp kahvaltıdan sonra birkaç saat arayla iki tabak daha yediğine göre o da beğendi. Shrek'e biraz fazla tatlı geldi.

6 yorum:

Lapis lazuli dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Lapis lazuli dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
huysuz dedi ki...

cheesecake için bunu dene bir sonraki sefere, pişman olmayacaksın :)

http://pastaci.blogspot.com/2005/11/limonlu-cheesecake-new-yorker-tarzi.html

dory dedi ki...

ah ah, biliyorum, burcu'nun tarifleri de var, evcini'nin bir cheesecake tarifi de var... sırayla hepsini deneyeceğim galiba, ama bu kez dakika tutarak:)

Adsız dedi ki...

Oh, oh! Hepsi nefis gorunuyor!!!! Rostiye bayilirim. Seninkinin fotosu da cok guzel. Karnimi aciktirdin yahu!:o)

Anneler Gunun kutlu olsun! Tanidigim anneler icinde kutlamayi en cok hakeden anne sensin. ;o)

www.elifsavas.com/blog

zerrin dedi ki...

rosti nefis gozukuyor..
patateslerin suda bekletilmesinin bir anlami varmi yoksa zaman ayarlamak icinmi onceden suya konuldu