26.1.06

Karlı Günlerden Nereye

İşten kafamı kaldırıp ofis penceremden dışarı bakabilirsem gördüğüm manzara bu. Görüldüğü gibi personel servisleri şirkete ulaşabilmiş durumda ve bahçede çıkış saatini bekliyorlar. Hafta boyunca mesai sabah 8 yerine 9'da başladı, 5.30 yerine 3'te bitti. Bir yandan çok fena alıştım (güzel şeylere çok çabuk alışılıyor), diğer yandan gün çabucak biter, işler hiçten yetişmez oldu. Pazartesi arabamı yola çıkarmaya korkup işe Shrek'le gidince, arabam onun evinin önünde, karlara gömülmüş bir şekilde geçirdi günlerini; onun arabasına zincir takıldığı için de bu hafta işe birlikte gidip geldik; hatta bu tarafta oturan iki hanımı evlerine bıraktık. Bahaneyle birlikte olduğumuzu saklamadığımız görülmüş oldu. Çünkü ortada tuhaf bir durum var; birlikte olduğumuzu şirkette bilmeyen yok, ama yine de herkes sanki bilmiyormuş gibi davranıyor, sanki gizli tutulması gereken, doğru olmayan bir şeymiş gibi. Oysa iki bekar insanız; aynı bölümde veya birbiriyle işi olan iki bölümde de değiliz; aynı binada bile değiliz, arasıra yemekhanede, koridorda rastlaşıyoruz o kadar. Tabii iki sene önce, tam ben Mammut'la, o Mata Hari'yle uğraşıyorken, ve her öğlen yemeğe birlikte iniyorken, herkes bizim aramızda bir ilişki var zannetti; oysa çok iyi bir arkadaşlıktı var olan. İş dışında görüşmediğimiz zamanlar olduğu için öğle yemeklerindeki sohbetler pek değerliydi. O arada mutsuz evlilikler bitti, yeni düzenler kuruldu. Sonra canyoldaşlığına, sonra sevgiye dönüştü. Şirkettekiler de biliyor bilmesine, özellikle saklamaya çalışmadık hiç; sinemada, yemekte, alışverişte, bölümümdeki bir kızın düğününde birlikte görüldük. Çok dedikodumuzu yaptılar, herhalde alışmışlardır artık; kar nedeniyle onun arabasıyla gelip gittiğim konu olduysa bile olay yaratmamıştır herhalde.
Ben karlı günleri anlatacaktım, konu nerelere geldi...

Bu da şirketin otoparkı. Normalde 15-20 araç olur, ancak iki cengaver çıkarıp getirmiş arabalarını. Kimse soğuktan sigara içmeye kapının önüne çıkmayınca çöp kutusuna dokunan da olmamış. Cumayı da bir atlatsak, haftasonu evden dışarı burnumu bile çıkarmayacağım.

5 yorum:

Ilgaz Gürses dedi ki...

Herkesin işi gücü falanca ne yapmış, filanca ne para kazanmış, o kimle beraber, bunun geçmişinde ne var. Milletçe bitmek bilmeyen bir "biri bizi gözetliyor" hali resmen.En iyisi senin yaptığın gibi kimseyi umursamamak.

huysuz dedi ki...

çok iyi yapıyorsun dory.hayatı başkalarının gözünden yaşamak kadar yanlış bişey yok bence..

Koyubeyaz dedi ki...

Dry sefan olsun anacim bosveeer diyip geciver karsiya :)

Gün dedi ki...

Sen mutlu musun gerisini boşver, çatlıyordur o konuşanlar kıskançlıklarından...

dory dedi ki...

Ben de aynen dediğiniz gibi yapıyorum:)) Aynı fikirse olduğunuza sevindim.